|
İçindekiler |
|
|
|
Terör Nedir?
|
|
Terörle mücadele şube müdürlüğü
3713 sayılı terörle mücadele kanununun kendisine tanıdığı yetki
çerçevesinde, aşağıda hukuki tanımı yapılmış olan tüm terörist
unsurlarla mücadele eder.
“Terör;baskı, cebir ve şiddet korkutma, yıldırma, sindirme veya
tehdit yöntemlerinden biriyle anayasada belirtilen cumhuriyetin
niteliklerini, siyasi, hukuki, sosyal, laik, ekonomik düzenini
değiştirmek, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak,
Türk devletinin ve cumhuriyetinin varlığını tehlikeye düşürmek, devlet
otoritesini zaafa uğratmak ve yıkmak veya ele geçirmek temel hak ve
hürriyetleri yok etmek, devletin iç ve dış güvenliğini, kamu düzenini
veya genel sağlığı bozmak amacıyla bir örgüte (burada örgüt terimi iki
veya daha fazla kimsenin aynı amaç etrafında birleşmesiyle, teşekkül,
cemiyet, silahlı cemiyet, çete veya silahlı çeteyi kapsamaktadır) mensup
kişi veya kişiler tarafından girişilecek her türlü eylemlerdir”

|
|
Terörizm Nedir?
|
|
Hedefe ulaşmada her yolu meşru sayan terörizm insanlık tarihi kadar eski
bir olgudur,
Dolayısıyla terörün amaç ve stratejisi zamanla teknolojik gelişim ve
sos yo-ekonomik yapıya paralel olarak gelişmiş, tahrip ettiği
toplumların dini-ırki-ekonomik ve sosyal yapısını ideolojisi
doğrultusunda araç olarak kullanmış ve bu suretle kendisine finans
kaynağı yaratmıştır. Sağladığı bu büyük miktardaki finans kaynakları ile
dar bölge sınırlarını aşarak sınırlar ve kıtalararası boyut kazanmıştır.
Bugün dünyamız; ekonomik-siyasal-askeri ve sosyal menfaatler etrafında
birleşen ülkelerin oluşturduğu bloklar ve paktlara bölünmüştür.
Bu oluşumlar ekonomik ve siyasal çıkar kavgalarını
hızlandırmış, böl parçala yönet veya kendi çıkarlarına zarar veremeyecek
azami limitler arasında tut ilkesinden hareket eden bazı blok veya
ülkeler, farklı dini-ırkı-etnik unsurları, sos yo-ekonomik az
gelişmişliği terörizme malzeme olarak sağlamış ve var olar terör
örgütlerine bu şekilde katkıda bulunarak amaçları doğrultusunda
taşeronluk görevi yüklemişlerdir.
Bu bağlamda ülkemiz, içinde bulunduğu jeopolitik konum
itibariyle dış ve iç kaynaklı terörün ortaya koyduğu bir kavgaya sahne
olmaktadır. Bu kavganın içeride ve dışarıda ortak çıkarlar doğrultusunda
hamileri bulunmaktadır.
Günümüzde terörün sadece ülkemizde değil bütün dünyada ortaya
çıkış sebepleri sosyal ve ekonomik olgulara dayanmaktadır.
Terörün bazı ülkeler tarafından muhalif ülkeye yönelik olarak
desteklenmesi konusunda da hazırlık aşaması hedef ülkenin, başta sosyal
zaafları sonra ekonomik zaafları (gelir gurupları arasındaki uçurum) ve
vatandaşların devletine karşı hoşnutsuzlukları etüt edilerek
planlanmaktadır ki maşa olarak kullanılacak bir kitle oluşturulabilsin.
Bu sebeple, teröre muhatap olan ülkenin terörle mücadelesinin sadece
polisiye tedbirlerle başarıya ulaşamayacağı kesindir.
Bilinçli bir toplumun terörizme karşı topyekun mücadele
vermesi, huzur ve güven ortamının sağlanması açısından zorunludur. Zira,
istikbalde bir milletin geleceği sayılan yeni nesil aynı ülkede müspet
hürriyetin sunduğu güven ve huzurla yaşama arzusunda olmalı, bu geleceği
sağlamanın yolu da tüm şer odaklarıyla topyekun mücadele ederek
sağlayabiliriz.

|
|
Teröristin İdeolojik Motivasyonu
|
|
Terörizmin doğuşundaki esas dayanak sosyal
çelişkilerdir. Terörizm, hedef aldığı kitlenin hoşnut olmadığı veya elde
etmek istediği çıkarı umut olarak vaat etmektedir.
Bu umut ve vaat kişileri bir arada toplayan ideolojiyi
oluşturmaktadır.İdeoloji etrafında toplanan insanlar kendilerine göre
bir sistem oluşturmaktadır.Sistem içerisinde örgütlenmeler yapılarak
terörizmin alt yapısı oluşturulmaktadır.
Teröristin kendi anlayışı içerisinde kutsal bir amacı vardır.
Amacını gerçekleştirmek için, kendisine engel teşkil eden veya daha
doğrusu öyle gösterilen veya engel olarak algılaması sağlanan unsurları
ortadan kaldırmak azmindedir.
Bu nedenledir ki ideoloji, örgütlenmenin en önemli unsurunu
teşkil etmekte, ideoloji nedeniyle terörist kolayca ölümü göze
alabilmekte, her türlü yoksunluğa karşı hareketine sadık kalmakta,
yerine göre çok olumsuz şartlara karşı koyabilme gücüne sahip
olabilmektedir.

|
|
Şiddet Unsuru
|
|
Terörün en önemli yönü
ise, şiddet içermesidir. İdeolojik koşullar; örgütün, hedeflerine
ulaşabilmesi için şiddete başvurulmasını dayatmaktadır. Bulunduğu
ülkedeki rejimi yıkmayı hedefleyen örgüt, "silahlı mücadele" adı verilen
şiddet uygulamalarıyla kendini göstermekte, şiddet yoğunlaştıkça, korku
içinde örgüte yaklaşan insanların sayısı artmaktadır.
Şiddet hareketleri, örgütün propaganda malzemelerinin en
önemlilerindendir.burada anlatılan şiddet, örgüt tarafından, halk adına
yapıldığı iddia edilen zalimce eylemlerdir. Buna karşın terörist
kendisini "devrimci, eylemci, özgürlük savaşçısı,halk gücü" gibi bir
takım unvanlarla taltif etmektedir.
Yakın geçmişimizde terör örgütlerinin özellikle, legal
kuruluşlar olan bazı dernek, sendika ve siyasi partileri de kullanarak,
metropoller başta olmak üzere semt, mahalle ve sokak bazında hakimiyet
tesis etmeye çalıştıkları bilinmektedir.
Böylece örgüt kendi tabanını da, zor ve tehdide dayalı bir
tarz sergileyerek oluşturmakta, hakimiyet tesis edilebilen yörelerdeki
vatandaşlarımız için örgüt mensupluğu bir zorunluluk haline gelmektedir.
Sistemli ve organize şiddet, vatandaşımıza, hayatı dayanılmaz hale
getirme gayretindedir.
Şiddetin amaçlarından biri kamuoyuna kendini duyurma
olduğundan, kitle iletişim araçlarından faydalanarak ilgi alanı
içerisine girilmeye çalışılır. İnsan hayatını ve dolayısıyla toplumsal
güven ve huzuru hedef alan eylemler kamuoyunda çok fazla yankı
uyandırdığı için şiddet eylemleri vazgeçilmez bir reklam aracı olarak
görülmektedir. Terör örgütlerinin, şiddet eylemleri sonrasında basın
kuruluşlarını arayarak eylemi üstlenmeleri bu nedene dayanmaktadır.
Amaca ulaşmak için her türlü girişim mübah görülmekte, sadece
devlete yönelmekle kısıtlı kalınmamakta, suçsuz insanlar da büyük ölçüde
bu eylemlerden zarar görmesine yol açılmaktadır.
Kitlesel nitelikli terör eylemlerinde, örneğin bir toplu
taşım aracına veya alışveriş merkezine konan bir bombanın patlaması
sonucu ölenlerin bu eylemi düzenleyenler ile hiç bir bağları
bulunmamaktadır. Bu tür eylemlerde, bombayı koyanlar ile bombanın hedefi
olanlar arasında hiç bir siyasal ilişki, bir hesaplaşma olmadığı gibi,
belki eylemi koyan örgütün ideolojisine yakınlık duyanlar bile
bulunabilmektedir.
Terör örgütlerinin düzenledikleri eylemlerin temelinde
örgütün propagandasını yapma ağırlık kazanmaktadır. Örgütler,
kuruluşlarını tamamladıkları, teşkilat yapılanması açısından yeterli bir
düzeye geldiklerinde sansasyonel nitelikli bir şiddet eylemi ile
kamuoyuna varlıklarını duyurmayı hedeflerler.

|
|
Ülkemizdeki Tehdit Unsurları
|
|
Ülkemizin huzur ve güven
ortamını tehdit eden terörist unsurları amaç ve stratejilerine göre dört
guruba ayrılmaktadır.
-
Marksist-leninist
ideoloji çerçevesinde hareket eden terör örgütleri (dhkp/c gb)
-
Bölücü bölgeci terör
örgütleri (pkk gb.)
-
Din referanslı terör
örgütleri (hizbullah gb.)
-
Yurt dışı terör örgütleri
(asala gb.- bu terör örgütü ülkemiz üzerinde baskı unsuru oluşturarak,
büyük ermenistan idealini oluşturmaya çalışmıştır.)
-
Marksist-leninist
ideoloji çerçevesinde hareket eden terör örgütlerinin amacı; kendi
ideolojileri doğrultusunda bir yönetim sistemini oluşturabilmek için silahlı
halk mücadelesi ile mevcut anayasal rejimi değiştirerek yerine komünist bir
rejim kurmaktır. Günümüzde faal olan sol terör örgütleri dhkp/c ve mlkp gibi
örgütlerdir.
-
Yeni dönemde en önemli
gelişme bölücülük cereyanı üzerinde şekillenmeye başlamıştır. Türkiye’nin
doğu ve güneydoğu bölgelerinde, kürt kimliği etrafında başlatılan
tartışmalar ve yörenin geri kalmışlığının istismarı üzerinde yoğunlaştırılan
çalışmalar, pkk terör örgütü vasıtasıyla daha sonra 1984 yılında eruh ve
şemdinli katliamlarıyla silahlı mücadele alanına kaydırılmış, yıllarca süren
silahlı mücadele sonucu 15 şubat 1999 tarihinde bölücü terör örgütü pkk nın
başı, ülkemizin 10.000 km. Uzağında kenya’da yapılan başarılı bir operasyon
sonucu yakalanarak ülkemize getirilmiş, döktüğü kanların hesabını vermek
için adalet önüne çıkartılmıştır.
-
Dünyadaki siyasi
gelişmelerin de etkisiyle, marksist-leninist ve bölücü kaynaklı terörün
yanında, dini motifli terör hareketlerinin de giderek artan bir oranda ülke
gündeminde yerini almaya başladığı gözlenmektedir. İdeolojisini dinden
aldığını iddia eden birtakım gruplar, şiddet eylemleri ile kamuoyuna
mesajlar vermeye başlamışlardır. Türkiye radikal alanda oluşturulmaya
çalışılan terörün bu yeni yüzü ile çok daha tehlikeli bir kamplaşmanın içine
çekilmektedir.
-
Ülkelerin tarihten
kaynaklanan hesapları üzerine bina edilmeye çalışılan bir takım gerekçeler
doğrultusunda faaliyet yürüten terör örgütleri, bu manada hedef ülkenin
üzerinde baskı oluşturmak amacıyla terörist eylemlerde bulunmaktadırlar. Bir
dönem büyük ermenistan hayali üzerine ülkemiz dış temsilciliklerine karşı
terörist saldırılarda bulunan asala terör örgütü bunlardan birisidir.
EĞİTİM
KURUMLARINA VE GENÇLİĞE YÖNELİK FAALİYETLERİ
1- İşçi ve memur sendikaları:
Bu kuruluşlar
içersinde sempatizan kitleler oluşturmak suretiyle, işçi ve memurların anayasa
ve kanunlardan doğan haklarını ideolojileri doğrultusunda kullanmak.
2-Siyasi partiler ve gençlik kolları:
Demokratik
ortamdan istifade ile siyasi parti kurarak veya mevcut siyasi partilere ve bu
partilerin gençlik kolları arasına sızmak suretiyle illegal faaliyet yürütmek
3- Dernek ve
vakıflar:
Terör örgütleri yasal alanda, kendilerini kamufle etmek amacıyla vakıf ve dernek
kurmaktadırlar.
4-Özel ve tüzel kuruluşlar:
Özdemir
Sabancı’nın öldürülmesi olayında, sabancı holdinge sızmaları,
5-Eğitim kurumları :
Lise ve üniversite gençliği arasına sızarak sempatizan kitleler
oluşturmak,sağlıklı düşünme ve araştırma yeteneğini henüz kazanamayan, kendisine
teklif edilen her türlü değeri kabullenmeye hazır olan ve bir geçiş dönemi
içerisinde bocalayan gençler, terör örgütlerinin iştahını kabartmaktadırlar.
Öğrencilere yönelik oluşturulan yapılanmaların çokluğu dikkat çekmektedir.
Her örgüt lise gençliğine yönelik örgüt içi oluşumlara sahiptir.

|
|
Terörün Faaliyet Alanları
|
|
Öğrencilere yönelik oluşturulan yapılanmaların çokluğu dikkat
çekmektedir. Her örgüt lise gençliğine yönelik örgüt içi oluşumlara sahiptir.
Yasadışı örgütlerin liselere yönelik örgütlenmeleri;
Örgütler daha çok aile huzursuzlukları olan çocukları, anne babası ayrı
olan ilgiye muhtaç olanları, maddi durumu kötü olanları, aile eğitimi müsait
olan ve örgütsel fikirlere yatkın olanları seçmektedir.
Bir genç, örgüte şu aşamalardan geçerek katılır:
-
Önce sempatizan bir gurup
içerisine alınır, bu grup okul arkadaş çevresinden olacağı gibi aile
yakınlarından, gidilen bir dernek, örgüt yayın büroları yada legal
uzantıları içerisinde de oluşturulabilir,
-
Örgütlerin, çıkardıkları
dergi ve kitaplar gençlere okutturularak, ülke problemlerinin tek çözüm yolu
olarak ideolojiler kabul ettirilir.
-
Örgütlerin feodal
alışkanlıklar olarak nitelediği manevi duygular ve aile bağları
zayıflatılmaya çalışılır,
-
Gençlerde,
karşılaştıkları olumsuzluklara karşı tahammülsüz ve hemen tepki verebilecek
bir ruh halinin yaratılmasına önem verilir. İdeolojik bilinçlenme, toplumsal
olaylara sokularak güçlendirilir, isyan duyguları pekiştirilir,
-
Daha sonra illegale
çekilerek yazılama, pankart asma gibi kanunsuz olaylarda kullanılan örgüt
mensupları polisin yakalamasıyla suçluluk psikolojisine girerek, istese de
normal hayata dönemeyeceğine inanır, normal hayata dönmek isteyenler de
örgüt tarafından çeşitli tehditlerle ve “polis tarafından fişlendin, artık
bundan kurtuluşun yok” türünden sözlerle engellenmeye çalışılır.
-
Sonunda herkesin çocuk
gördüğü, belki zaman içerisinde düzelir olarak nitelediği,aile ve çevre
tarafından ihmal edilen bu insanlar acımasız bir örgüt mensubu olarak
karşımıza çıkabilmektedir.
Çeşitli kitlesel etkinliklerde terör örgütlerinin
gençliğimizi kullanarak istismar ettiği onları toplumsal olaylara katarak
polisle karşı karşıya getirdiği bilinmektedir. Bu şekilde ideolojilerini ve
gerçek yüzlerini maskeleyip, öğrencileri masumane istek ve tepki eylemlerin
içerisine çekmekte bilahare de asıl amaçları doğrultusunda kullanmaktadır.
Yükseköğrenim kurumlarımıza yeni kaydolmuş öğrenciler terör örgütlerinin
uzantıları tarafından sıcak yaklaşımla kazanılmaya çalışılır.
Güncel
sorunlar bir sistem sorunu şeklinde empoze edilerek çözümü sistemin değişmesinde
arama anlayışı yerleştirilir. Sisteme kinlenen kişi küskün kişi haline
getirilir. Süreç içerisinde seminer çalışmasına alınarak eğitilir. Bu meyanda
pratik sokak eylemlerine alıştırılır. Öğrenci aynı zamanda, örgüt için dergi
satmak, eğlenceler düzenlemek, burslarından yararlanma şeklinde maddi destek
sağlayan unsur durumuna gelir.
Pratik eylemlerindeki başarıya göre öğrenciye; kat sorumlusu, bölüm
sorumlusu, fakülte sorumlusu gibi gururunu okşayıcı görevler de verilir.
Genelde toplum içerisinde kişilik arayışında olan tipler, bulunduğu bu
ortamda kişilik bulmaktan dolayı eylemsel yönden daha da keskinleşir.
Sonuçta eğitilerek ülkenin insan gücüne katkıda bulunacak olan şahıs,
ülkenin eğitimine ve ekonomik kaynaklarına zarar vermeye başlar.

|
|
Gençliğin Korunması
|
-
Okul – aile işbirliği
sağlanmalıdır.
-
Kişiliğin ve
davranışların şekillenmesinde ailenin önemi dikkate alınarak aile
yapısını ve bağlarını güçlendirecek tedbirler alınmalıdır
-
Kütüphaneler
yaygınlaştırılmalı ve ihtiyaca cevap verecek kapasiteye çıkarılmalı,
resim, müzik, tiyatro, edebiyat vb. Alanlarda gençleri geliştirici
kurumlar oluşturulmalı ve gençler bu alanlara teşvik edilmelidir.
-
Öğrencilere hitap
edici spor tesisleri oluşturulmalı ve katılım artırılmalıdır.
-
Yasadışı
faaliyetlerde bulunan öğrencilerin bu durumlarından veli ve aileleri
haberdar edilmeli, terör örgütlerine karşı, gençler mümkün olduğunca
bilinçlendirilerek terör örgütlerinin ağlarına düşmeleri
engellenmelidir.
-
Öğrencilerin gidip
geldikleri umuma açık yerler düzenli olarak denetlenmeli ve gençliğe
yönelik olarak açılan legal dernek ve kuruluşlar kontrol altında
tutulmalıdır.
-
Terör örgütlerinin
istismar edebileceği sorunların giderilmesi amacıyla maddi durumu iyi
olmayan öğrenciler fon ve burslarla desteklenmeli, devamsızlık yapan
öğrencilerin durumları takip edilmeli,
Özellikle son on yıllık dönemde vatandaşlarımız; örgüt faaliyetlerine karşı her
zamanki gibi devletin yanında yer almayı sürdürmekte ve terör mücadelesine büyük
bir destek vermektedirler.
Son on yıllık dönemde terörle mücadele ve harekat daire başkanlığı ve her
seviyedeki terörle mücadele birimimiz, hukukun üstünlüğü, insan haklarına saygı
esasları çerçevesinde olağanüstü bir mücadele örneği vermişlerdir, her zaman
olduğu gibi önümüzdeki dönemde de terörle mücadele birimlerimizin en önemli
uğraşısı olacaktır.
Terörle mücadele sadece güvenlik kuvvetlerinin tek başına başaracağı bir iş
değildir. Buraya kadar ifade edildiği üzere teröristler her türlü aksaklığı ve
eksikliği istismar ederek kendilerine taraftar bulmakta ve faaliyetlerini
sürdürebilmektedir. Dolayısıyla kamu kurumlarının yanı sıra her türlü toplumsal
yapıların işbirliği yapması gerekmektedir.
Aileye ve basına düşen görevlerin önemini belirtmeye herhalde gerek yoktur.
En az güvenlik kuvvetleri kadar eğitim kurumlarının ve görevlilerinin de terörle
mücadelede önemli bir yeri bulunmaktadır. Teröristler taraftar bulma
çalışmalarında her zaman eğitim kurumlarını kendilerine hedef noktası olarak
tayin etmektedirler. Gençliğimizin art niyetli kişiler tarafından istismar
edilmemesi için öğretmenlerimize ve okullarımızın yönetimlerine çok önemli
görevler düşmektedir.

|
Yüklenme Süresi 0,203sn
|