Elazığ
kent merkezinin geçmişi yeni olmakla birlikte yerleşim olarak bölgenin
tarihi oldukça eskidir. Bu nedenle Elazığ’ın tarihinin, devamı durumunda
olduğu Harput’un tarihi ile birlikte ele alınması gerekir.
Harput
ve yöresi, Anadolu’nun en eski yerleşme birimlerinden biridir. Nitekim,
Fırat Irmağı’nın çizdiği büyük yay içinde, sulak ve verimli bir ova
üzerinde bulunması, doğal kaya sığınakları, kara ve su hayvanlarının
bolluğu nedeniyle yöre, Paleolotik (Yontma Taş Devri M.Ö. 10.000)
dönemden beri, yerleşme alanıdır.
Elazığ
ve yöresinin yazılı tarihinin Hitit tabletlerindeki bilgilerle
aydınlatıldığı görülmektedir. M.Ö. 2000’lerde yörenin İşuva adıyla
anıldığı belirlenmiştir.
M.Ö. 12.
– 7. yüzyıllar arasında yöreye merkezi Van (Tuşpa) olan Urartular hakim
olmuştur. Urartu dönemi ile ilgili olarak, Harput Kalesi başta olmak
üzere, Altınova Norşuntepe’de ortaya çıkarılan Urartu yerleşmesi, Palu
Kalesi, Karakoçan (Bağın) ve İzoli (Kuşsarayı)’ndaki çivi yazılı
kitabeler yöredeki Urartu hakimiyetini açıkça ortaya koymuştur.

Daha
sonra bölgede Medler, Persler, Romalılar, Bizanslılar ve Arapların
değişik dönemlerde egemen oldukları görülmektedir.
Büyük
Selçuklu hakimiyetinin Anadolu’ya kayması ile Harput’un Türk Yurdu
olmasında en önemli savaşın Malazgirt Meydan Muharebesi olduğuna şüphe
yoktur.
1085
yılında Çubuk Bey tarafından fethedilen Harput’ta Çubukoğulları Beyliği
kurulmuştur. Türkler tarafından alınmasına kadar sadece müstahkem bir
kale hüviyetinde kalan Harput, Türklerle beraber büyüyen bir şehir
haline gelmiştir.
Çubukoğulları Beyliği’nin ömrü uzun sürmemiş, 1110 yılında Artuklu Belek
Behram Harput ve yöresini ele geçirerek Artukoğulları dönemini
başlatmıştır. Belek Gazi, Haçlı seferlerine karşı büyük mücadeleler
vermiştir.
Artuklu
hanedanına, 1234 yılında I. Alaaddin Keykubad tarafından son verilmiş,
Harput bu tarihten itibaren Türkiye Selçuklu Devleti’nin hakimiyeti
altına girmiştir.
Kösedağ
Savaşı’ndan sonra Harput, 1243’te İlhanlılar tarafından zaptedilmiş,
1363’te Dulkadiroğullarının, 1465’te Akkoyunluların ve nihayet Çaldıran
Savaşı’ndan sonra 1516 yılında Osmanlıların eline geçmiştir.
Coğrafi
konumu itibariyle tarihin hemen her döneminde önemli bir yerleşim
merkezi olan Harput, 1834’te doğu eyaletlerini ıslah etmek üzere
görevlendirilen Reşid Mehmed Paşa, ovada yer alan Agavat Mezrası’nı
merkez haline getirince, Elazığ Vilayeti’nin merkezi buraya taşınmıştır.
Yeni
kurulan şehir önceleri eyalet ve bilahare vilayet merkezi olmuş, bir ara
Diyarbakır Vilayeti’ne bağlı bir sancak haline gelmiştir. 1875’te
müstakil mutasarrıflık, 1879’da tekrar vilayet olmuştur. Osmanlı
İmparatorluğu’nun son yıllarında Malatya ve Dersim sancakları da buraya
bağlanmış, 1921’de bu iki sancak Elazığ’dan ayrılmıştır.
